ShareThis

10 Nisan 2012 Salı

İZKA Bölgesel Ar-Ge ve Yenilik Kapasitesi Analizi Raporu

 Harekete geçilmediği ve sürekliliğin sağlanmadığı bir çalışmanın başarıya ulaşması mümkün değilken, bunun önemi nedense hep sonuç raporu elimize ulaştığı zaman anlaşılıyor.

Olumsuz bir giriş gibi gözükse de tam tersi bir örneğin ilk adımlarını sizlerle paylaşacağım. Konumuz, günümüzün popüler konuları inovasyon ve Ar-Ge. Şimdiler de yenilik olarak dilden dile yayılan ve herkesin mutlaka bir fikre sahip olduğu inovasyonun, İzmir’in kapısını çalmasından çokta geçmedi. Yüce Google’da bunu doğruluyor. Google’a baktığımızda, bize arama trendlerini aşağıdaki gibi bir grafik ile gösteriyor. 2006 yılı sonlarında başlamış olan İzmir’in ‘yenilik’ yolculuğu 2012’de de bizleri yalnız bırakmayacağa benziyor. Peki bu yolculuk nasıl başlamış, yolumuzu mu kaybetmişiz yoksa istediğimiz yerlere varabilmiş miyiz? İşte bu sorulara cevap verebilmek için geçen sene çalışmalarına başlanan ve ilk raporu kısa zaman önce yayınlanan “İZKA Bölgesel Ar-Ge ve Yenilik ve Kapasite Analizi” raporu artık elimizde. 

 
İZKA,  İzmir’in sürdürülebilir kalkınmasını amaçlayan vizyonu çerçevesinde birçok başarılı çalışma yürütüyor. EBİLTEM uzman olduğu konularda İZKA ile işbirliği içerisinde bu çalışmalara destek oluyor. “İZKA Bölgesel Ar-Ge ve Yenilik ve Kapasite Analizi ” raporu da EBİLTEM liderliğinde, İzmir’in ilgili birçok kurum ve kuruluşunun “İzmir Bölgesel Yenilik Komitesi” adı altında bir araya geldiği bir ekip ile oluşturuluyor. Çalışmada, ilgili üniversitelerin, birliklerin, organize sanayi bölgelerinin, serbest bölgelerin, teknoloji merkezlerinin ve kamu kurumlarının da aktif olarak yer alması ve çalışmayı yönlendirmesi, raporun çıktılarını daha da güçlü kılıyor.

Tüm dünyada ülkelerin en önemli amaçlarından birisi ülke sanayilerinin rekabet güçlerinin artırılması yolu ile toplum refahının yükseltilmesi olarak görülüyor. İZKA, işte buradan yola çıkıyor ve İzmir’in mevcut durumunu tespit ederek kalkınma stratejilerini ivedilikle belirlemeyi ve uygulamaya geçirmeyi amaçlıyor.

Rapor kapsamında mevcut durumu tespite yönelik birçok konu ele alınıyor. Görülen şu ki artık firmaların ekonomik göstergelerinden ziyade sahip olduğu patentleri, üniversite – sanayi işbirliğinin varlığı, Ar-Ge destekleri, teknoloji geliştirme merkezlerinin etkinliği gibi yenilik göstergeleri incelenmeye başlanmış.

Türkiye sadece Ar-Ge’ye ayrılan pay ve patent sayısında değil, Ar-Ge ve inovasyona ilişkin diğer göstergelerde de maalesef üst sıralarda yer alamamaktadır. İçinde bulunduğumuz çağda tüm sektörlerin rekabet gücünü belirleyen en önemli unsur olarak yenilik yapabilme potansiyeli gösterilirken İzmir’in mevcut potansiyelini iyi kullanamadığı raporda açıkça görülmektedir. Birçok girişim, işbirliği ve başarılı kurum olmasına rağmen gerekli sinerjinin yaratılamaması İzmir’in istenilen yere gelememesinde baş rolü oynamaktadır.

Bölgesel Yenilik Stratejisi’nin hazırlanması çalışması İzmir için ilk defa yapılan bir çalışmadır. Bu özelliği ile hem İzmir hem de Türkiye için bir model çalışma olarak değerlendirilebilecek bu çalışma, katkısı olan bütün paydaşlar tarafından benimsenmeli ve oluşturulacak olan strateji sadece kurumların bireysel çabaları ile değil işbirliği ile sürekli hale getirilmelidir.

İlk cümleleri hatırlayarak, belirlenecek olan stratejiler sonucunda İzmir için Ar-Ge ve yeniliğe imkan veren ekosistemin yaratılması, yeniliği teşvik edecek mekanizmaların oluşturulması ve İzmir’i teknoloji üreten ve ihraç eden bir konuma getirebilmek sadece İZKA ve EBİLTEM’in çalışmaları ile değil firmalarımızın da bu değişimi yakından takip etmesi ve desteklemesi ile mümkün olacaktır.

Raporun tam metnine ulaşarak, incelemeniz sizler için son derece faydalı olacaktır. Nisan ayında yayınlanması planlanan ikinci raporda da somut adımları sizlerle paylaşacağım.



0 yorum: